MetropolitMesaji

  • Pantikos - Kutsal Ruhun İnişi Bayramı Vaazı 2020

     

    İşlerin ne denli büyüktür ey Rab? Buna, aydın kesilen kesim de akıl erdiremez. Çünkü başlangıçtan beri hikmetle yarattın onları, hiçbir akıl adamına danışmadan. Henüz hiçbir şey yoktu, ama Sen hep var idin, başlangıcın olmadığı gibi yaşının günleri, sayı yasasını aşıyor. Kapsayıcı Varlığın her varlığın nedeni ve mucididir. Var ettiğin tüm mantıklı mantıksız varlıkların genel mantığı, mantığının ve hikmetinin yanında sönük kalır. Kilisenin yedi gizemine işaret eden yedi günde hem yarattın hem dinlendin. Tasarlamak, yaratmak, olgunlaştırmak aynı kaynaktan gelmekle birlikte, her biri farklı birer eylemdir. Üçü bir, Biri Üç; Üç ayrı olmayan Üç Kişinin hizmet bölümü gibi algılanır ama yaratıcılık mühendisliğidir tümüyle. Baba var etmek istedi, Oğul (Kelam-Hikmet) var etti, Kutsal Ruh bu görebildiğimiz ve ya göremediklerimizin tümünün kusursuz olmasını istedi ve onları olgunlaştırdı. Belki orda mıydın diye sorarsın? Evet, hem okuyorum: ‘Ey Egemen Rab, büyüklüğünü ve güçlü elini bana göstermeye başladın. Gökte ve yerde Senin yaptığın yüce işleri yapabilecek başka bir tanrı yok’ (Yasanın Tekrarı 3:24). Hem de hissediyorum, çünkü Ondan kaynaklanan ve idrak eden bir beyne sahibim. Allah'ın bu konularla ilgili bizimle fazla konuşmasına gerek yok, eğer günaha boyun eğenlerden değil isek! ‘Artık sizinle uzun uzun konuşmayacağım. Çünkü bu dünyanın egemeni geliyor. Onun Benim üzerimde hiçbir yetkisi yoktur’ (Yuhanna 14:30) sözdeki gibi güçlü bir karakterimiz varsa. Mülk sahibi ve ev çocukları konumunda, göksel armağanını bize verecektir. ‘Ama Baba'nın benim adımla göndereceği yardımcı, Kutsal Ruh, size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak’ (Yuhanna 14:26). Tanrı, insanla davalıydı, sanık durumundaki insan soyu mahkûmdu ve her ilahi imtiyazdan yoksunlaşmıştı. Bir kimsenin üşüdüğünü, kavrulduğunu, çıplak kaldığını, kirlendiğini ve zayıfladığını düşündüğümüzde, yaşanan olumsuz etkenlerden kurtulma nasibi de bulunmuyorsa; belli ki o kimsenin yaşama şansı da kalmaz. Buna karşın Rab Kutsal Ruhunu, insana yıkım getiren tüm ölümcül etkenlerden koruma rehini olarak bağışlıyorsa; o halde her nefesin yaşama şansı ve kalitesi İsa’dadır. Öyle ki her sınıfa kendine göre Kutsal Ruh denetiminde aklanmayı ve yaşama hakkını verir. ‘Pentikost Günü geldiğinde bir arada bulunuyorlardı. Ansızın gökten, güçlü bir rüzgârın esintisini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu. Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler’ (Elçilerin İşleri 2:1). Burada görüldüğü gibi, İsa henüz yerdeyken Havarilerden bir birlik yaratmış, daha sonra Ruh iniyor ve onları olgunlaştırıyor. O bildiğimiz ürkek Havariler, göğün özelliklerini taşımaya başladı: ‘Ruhun ürünü: sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetimdir. Bu tür nitelikleri yasaklayan bir yasa yoktur. Mesih İsa'ya ait olanlar, arzuyu, benliği, tutkuyla birlikte çarmıha germişlerdir. Ruh sayesinde yaşıyorsak, Ruhun izinde yürüyelim. -Ruhun ürünü olmayan- örneğin: Boş övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım’ (Galatyalılar 5:22). Tüm Kutsal Metinler, ağırlıklı olarak insan varlığının motivasyonu içindir. Öyleyse, ister sonsuz kurtuluş nedeniyle, ister sosyal hayatta bir birimizle sorunsuzca yaşamak adına; Onun direktifleri doğrultusunda bu motivasyona mutlak suratta ihtiyacımız var. Ruhen gelişmemiş o çağdaki insanlarda odaklanma sorununda olduğu gibi, tıpkı çağımızdakilerde de aynı beklenti ve aynı sorunla karşı karşıyayız; GÜNAH. İsa’nın da değindiği gibi, Kutsal Ruha manidar eylemler, ölçülü tatmak ya da ölçülü içmek değildir. Beşer’i K. Ruhtan yoksun ettiren iç dinamikler: yürek, niyet ve düşüncedir (Matta 15:18). Her günahın başı itaatsizliktir, kendini beğenmişliktir. Benliğine yenik düşenin yanlış yolda olduğunun farkına varamadığı kesindir, ister öyle biridir denilsin, ister kendinden geçmiş bağımlı biridir hükmüne varılsın kanaati durumu değiştirmez. Buna göre, Kutsal Ruhu mahzun edenin ajandasında başkasını mağdur etmek an meselesidir, ya incitir ya da borçlanır borç altına sokar veya hemcinsini harcar. Son dakikada olay nasıl gelişir? İşte, böyle biri onurunu satışa çıkartmıştır; hatalarında emsal bir insanın gereksiz ve yolsuz meziyetleri çoktur. İşlemde: günah artı Kutsal Ruh artı yeni yaşam beklentisi: eşittir yeni insan çözümünün formülü yoktur; ama Hıristiyanlığın çözüm formülü ve onda aranan husus: aklanma artı Kutsal Ruh, eşittir yeni insan. Petrus: ‘Tövbe edin, her biriniz Mesih İsa'nın adıyla vaftiz olsun. Böylece günahlarınız bağışlanacak ve Kutsal Ruh armağanını alacaksınız. Bu vaat sizleredir, çocuklarınızadır, uzaktakilerin hepsi içindir ve Tanrı'mız Rabbin çağıracağı herkes için geçerlidir. Kendinizi bu sapık kuşaktan kurtarın. Daha sonra, Petrus onları birçok sözlerle uyardı’ (Elçilerin İşleri 2:38). Dirayetsizlik imtiyazı yitirme nedeni olur. İshak'ın oğlu ve on iki kuşağın atası Yakup’un kardeşi Esav'a benzeyen herkes onun gibi bilinçsiz olur; böyle biri, Rabbin evinde olmak, ya da olmamak gibi kaygısız bir dünya çocuğudur veya ölüm için doğmuş bir evlattır. Ama Kutsal Ruhu sezmek, Onun konumunun varlığı farkında olmak, umuttan ziyade duru bir aynada kendini görmekten daha net geniş görüşlülüktür. ‘Umut düş kırıklığına uğratmaz. Çünkü bize verilen Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrı'nın sevgisi yüreklerimize dökülmüştür’ (Romalılar 5:5). İsa tarafından, kör gözlerin iyileştirilip açılması manalıydı aynı zamanda; öyleyse kör, beyaz gömleğinin üzerindeki kirli lekeyi göremez. Suçunun farkına varamayan bir suçluyu düşünelim, öylece kabahatli insanlar itiraf kurumuna yanaşmazlar zira eğrilikleriyle pek mutlular. İbraniler, her tebliği kulak ardı yaptılar, bu aymaz tutumları; onları gerçek ve tatlı zeytin kökünden söktürüp dışarı attı (Yuhanna 15:2). Aynı tebliğ bu gün bizim için de yapıldığının altını çizelim! ‘İsrail'e, günahlarından tövbe etmek ve bağışlanma fırsatını vermek için, Tanrı O'nu Önder ve Kurtarıcı olarak kendi sağına yükseltti. Biz, Tanrı'nın kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız’ (Elçilerin İşleri 5:31). Dünyanın zavallılığı: her beşer, Kurtarıcı İsa’nın sadece Hıristiyan dünyası için teşrif ettiğini sanır, oysa ki sanıldığı gibi değil, İncil şöyle der: ‘Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur’ (Yuhanna 15:22). Birinin hazinesi olur, ama kör döngü tutumu sebebiyle; hazinesini gereği gibi değerlendirmeyince hazine yitirilir. İbraniler de öyle yaptı. Kutsal Ruh, uluslara geçince; Yahudiler bunu tahammülsüz şaşkınlıklarla seyretti: ‘Şöyle ki, O'na inanan herkesin günahları O'nun adıyla bağışlanır. Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi. Petrus'la birlikte gelen imanlı Yahudiler, Kutsal Ruh armağanının öteki uluslardan olanların da üzerine dökülmesini şaşkınlıkla karşıladı. Öyle ki, onların bilmedikleri dillerle konuşup Tanrı'yı yücelttiklerini de duyuyorlardı. O zaman Petrus, tıpkı bizim gibi, bunlar da Kutsal Ruhu almış o halde suyla vaftiz olmalarına kim engel olabilir, dedi. Böylelikle onların Mesih İsa adıyla vaftiz olmalarını buyurdu’ (Elçilerin İşleri 10:43). Su Bayramı, Kutsal Ruhun inişini simgeler. Su Bayramında ya da vaftizle üzerine Ruh indiği kişinin murdarlığını aklandırır. Tıpkı yaratılışta her varlığı olgun kıldığı günkü gibi. Bu vesileyle insan yenilik statüsüne kavuşmuş oluyor. Babanın isteğiyle Oğul dünyayı ziyaret etmiş, bu işlem olgunluk gerektiriyordu; Kutsal Ruh işte bu nedenle üzerimize indi. ‘Ondan sonra bütün insanların üzerine Ruhumu dökeceğim. Oğullarınız, kızlarınız peygamberlikte bulunacaklar. Yaşlılarınız düşler, gençleriniz görüntüler görecek. O günler kadın, erkek kullarınızın üzerine de Ruhumu dökeceğim’ diyor Rab, (Yoel 2:28). Kutsal Kitabın dili: Sina dağında Musa’ya gösterilen her şey, gerçeklerin siluetiydi, başka bir değişle şuan yaşadığımızın gölgesiydi. ‘Bunlar göktekinin örneği ve gölgesi olan tapınakta hizmet ediyorlar. Nitekim Musa tapınma çadırını kurmak üzereyken Tanrı tarafından şöyle uyarıldı: Her şeyi sana dağda gösterilen örneğe göre yapmaya dikkat et, Yeni bir antlaşma yapacağım günler geliyor, diyor Rab. Atalarını Mısır'dan çıkarmak için ellerinden tuttuğum gün onlarla yaptığım antlaşmaya benzemeyecek. Çünkü onlar antlaşmama bağlı kalmadılar, Ben de onlardan yüz çevirdim, diyor Rab’ (İbraniler 8:5). Eski ahitte her ne kadar 50’li kutlamalardan ve rumuzla ‘Pentikost’ münasebetlerinden bahsediliyorsa da, asıl Yeni Antlaşmadaki temel değerlerinin kutlandığı gökte bunun alt yapısı oluşturulduğu gibi, yaşama geçmiş ve ilelebet de öyle kalacak ve hiçbir tarikat ve sapkınlığa kaymayacak şekilde, Kilisemizde kutlanacaktır. ‘Musa şöyle dedi: Bütün bunları yapmam için Rab beni gönderdiğini, kendiliğimden bir şey yapmadığımı şuradan anlayacaksınız: Eğer bu adamlar herkes gibi doğal bir ölümle ölür, herkesin başına gelen bir olayla karşılaşırlarsa, bilin ki beni Rab göndermemiştir. Ama Rab yepyeni bir olay yaratırsa, yer yarılıp onları ve onlara ait olan her şeyi yutarsa, ölüler diyarına diri diri inerlerse, bu adamların Rabbe saygısızlık ettiklerini anlayacaksınız. Musa konuşmasını bitirir bitirmez Korah, Datan ve Abiram'ın altındaki yer yarıldı. Yer yarıldı, onları, ailelerini, Korah'ın adamlarıyla mallarını yuttu. Sahip oldukları her şeyle birlikte diri diri ölüler diyarına indiler. Yer onların üzerine kapandı. Topluluğun arasından yok oldular. Çığlıklarını duyan çevredeki İsrailliler, Yer bizi de yutmasın, diyerek kaçtılar’ (Çölde Sayım 16:28). Hemen bir önceki anlatımdaki şekilde olduğu gibi, Yeni Antlaşma sisteminde de, taklitle, zorba dayatmayla, cambaz ve beliğ anlatımlarla: işte İsa şöyledir yok işte böyledir demeleriyle, kurulan sürü tarikat akınlarla Göksel Babanın iradesini yapmak değil öfkesini çekmektir. Düzen bozucu olmaktansa, düzene saygı göstermek hayat pınarına kavuşturur. Dileriz, su serpintisiyle birlikte, Rab çocuklarımıza neşe, coşku ve kuvvetli bir kurtuluş ruhunu versin, iyi neşeli Bayramlar, Sevgilerimle…

     

    Ğriğoriyos Melki Ürek

    Metropolit

    2020

     

    « Tümü

Copyright ® 2014 Adıyaman Süryani Kadim Metropolitliği

Bu sitede kullanılan yazılı ya da görsel dökümanlar izinsiz kullanılamaz.

+90 (416) 213 36 73

Tüm yenilik ve gelişmelerimizden e-posta adresinizi bizimle paylaşarak ilk siz haberdar olabilirsiniz.