MetropolitMesaji

  • Meryemana İntikal Bayramı Vaazı 2018

     

    Mor Efrem diyor ki: kim gördü ki bir koyunun bir aslanı emzirdiğini? Kim gördü ki bir güvercinin bir kartalı yedirdiğini? Kim gördü ki bir mezardan bir dirinin çıktığını? Buna karşın, Meryem koyun oldu kurtarıcımızı emzirdi, Elizabet güvercin oldu, Vaftizci Yuhannayı doyurdu, balina mezar oldu, Yunus içinde gezdi’. Yine Mor Efrem diyor ki: ‘Elçi Yuhanna, Bakireyle ilgili kitapları getirince, tüm Efes bölgesine albeni çiği serpildi. Zira içlerinde mübarek (Meryem) için yılda üç kez yadigâr yapılsın diye: biri Ocakta ekinler için, öteki Mayısta başaklar için, diğeri de Ağustosta asmalar için; çünkü onlarda yaşam gizemi saklıdır’. Sevgili kardeşlerim, takvimce on beş Ağustos Meryemanaya ayrılmış anma günüdür. Kilisenin diliyle ‘Rab Günü’dür’. Rab günleri üçe ayrılır. Birincisi İsa’nın günleri, ikincisi Kutsal Haç Günü, üçüncüsü Meryem'in günleridir. Bu günler, Pazar günüyle eş değerdir. Yani geleneksel kutlamalarda, anıları yapılmakta, saygı görmekte, en nihayet yüreklerimizde önemli bir yere kazınmalarıyla yüceltilerek kanıtlanacaklardır. Allah’ımız, binlerce yıl boyunca Tanrı tanımazları ve kaçıkları tahammül etmiş ve halen tahammül etmektedir. İncil şöyle der: ‘Öyle ki, gökteki Babanızın evlatları olasınız ki O, güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu da hem doğruların hem eğrilerin üzerine yağdırır’ (Matta 5:45). Olgunlaşmamızı isteyen İsa, bize Babasını örnekledi. Bunun böyle olduğunu bilebiliyor muyuz? Yani hislerimizdeki gökteki iyi Babanın farkındalığı? O, iyi Baba, şöyle bir düşünelim, asrımızın da insanları var. Asrımızın insanı, ticari zorunluluk hariç, tarla, toprağa falan bakmaz; herkes elindeki telefonun ekranına bakar. Telefonunda bol kontör varsa, internette sörf yapar. Bunun ne kadarı adil ve doğru işlerde kullanılıyor, ne kadarı adalet çizgisinin dışına kaçıyor; o tartışmalıdır. Bilesiniz ki ikincisi mutsuzluğa götüren yoldur. Kuşaktan kuşağa yozlaşan nesil, İsa’nın asrında böyle idiyse; (Matta 16:4 - Luka 11:29 - Yeramya 12:7) asrımızdan korkulur! Ben diyorum, iyi ki güçlü kutsallar (azizler) asrımızda yaşamamıştır. Neden diye sorarsanız, derim ki çünkü ilahi tebliği bize getirebilecek olanı aralarında olmayacaktı. Çünkü kendini beğenmişlik kadar, Allah’a mekruh sayılabilecek şey olmaz. Dünyada üretim büyüdü, ama mutsuzca. Teknoloji gücüyle tarlalar işleniyor, fakat yaratma yetinin Tanrı vergisi değilmiş gibi algılanır oldu. İnsan işgal ettiği bilimin Onun bir hediyesi değil de, ölümcül organizmamızın bir mahsulü ve edinimi olduğu kanaati, Allah’a karşıt bir görüştür, bu yerme hoşumuza gitmeyebilir; oysaki gerçek olan da bu! Teknik, teknoloji ve tıp insan için birer nimettir, bu nimeti doğru amaçlarla kullanmak yozlaşmamızı erteleyecektir. Meryem, soydaşımızdı, ancak isteğinden önce Onun (Rabbin) isteği olması gerektiğinin altını çizdi. Bir oğul doğuracağım, ey Rab nasıl bir oğul olmalıdır sormadan doğurmadı ve doğurganlığa yanaşmadı. Meryem iyi bir tarla olarak, Allah’ın Oğlu olan iyi habbeyi kendinde barındırdı, yetiştirdi. İncil: ''Çünkü bütün halkların gözü önünde, senin sağladığın kurtuluşla, ulusları aydınlatan ışığını gözlerimle gördüm'' (Luka 2:30). İsa konuşurken, anlatımlarında hep doğadan bahsederdi ve Göklerin Hükümranlığını da ona benzetirdi. O, sahip olduğu en yüksek hikmete rağmen. Hikmetiyle teknolojinin alt yapısını hazırlayan da O. Fikir jimnastiğiyle: çamur kütlesinde teknoloji üretmek insanın haddine mi? O halde neden bir keçi bir maymun, ya da bir kuş; bir kalemtıraşı yaratamıyor? Meryem uysallığıyla koyun emsalidir, o aslan yavrusunu evcilleştirdi; aslanı barındırdı. Meryem hayat asmasıdır, yaşam kaynağı olan salkımı o bize verdi, salkımın mahsulü yüreklerimize ayin kâsesinden aktıkça; yaşama standardımızı yükseltiyor; buna soylu aileler ya da kişiler sahip olur. İsa, bebekken mabede çıkartıldı, hakkında söylenen peygamberlikler onun soyluluğunu açığa vurmuş. İncil: ''Ey Rab, verdiğin sözü tuttun; artık ben kulun huzur içinde ölebilirim. Çünkü bütün halkların gözü önünde sağladığın ve hazırladığın kurtuluşu gözlerimle gördüm'' (Luka 2-29). Bunula birlikte, İsa on iki yaşındayken atıl sayılmasın diye, 60 - 70 yaşındaki din adamların dizinde yaptığı ulvi tartışmalarla onları hayretler içinde kesti. Din adamlarının umursamazlığı, miniklerin görüş ve düşüncelerini ciddiye almadıkları gibi, kayda da almazlar. Zira herkes bu Meryem’in oğlu İsa’nın kartlaşmış Yahudi din adamlarının huzurunda neleri konuştuğunu, neleri tartıştığını merak ediyor elbette. Bereket versin ki yazılı belge olarak İncil vardır. İncil, bir zaman bilimi defteri olmamasına rağmen, şükür ki konulara atıfta bulunur; bu da bizim için cereyan eden olaylara bakışımızın doğru iman belgesidir. Mabede on ikisindeki İsa’nın, ikinci çıkışının kaydı da var. İncil: 'İsa'nın annesi, babası her yıl pasah Bayramında Kudüs’e giderlerdi. İsa, on iki yaşına gelince, bayram geleneğine uyarak Kudüs’e gitti. …Üç gün sonra O'nu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu. O'nu dinleyen herkes, zekâsına ve verdiği yanıtlara hayran kalıyordu. …kayıp olduğu imajda, Annesi, ''Çocuğum, bunu bize neden yaptın? …kaygıyla seni aradık'' (Luka 2:41) dedi. Onlara göre O kayıptı. Oysa O: ''Beni niçin arayıp durdunuz?'' dedi. ''Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?'' Zifiri karanlıklarda işlediğimiz kabahatlerimizin her birisinin defterini tutanın üstünü kim hangi perdeyle örterek kaybettirebilir? Kutsal Kitap: ‘Ben, Rab, seni doğrulukla çağırdım, elinden tutacak, seni koruyacağım. Seni halka antlaşma, uluslara ışık yapacağım’ (Yeşaya 42:6). Ne var ki onlar tüm bu olup bitenleri ve ne demek istediğini, ilk başlarda anlamıyorlardı. Fakat Annesi onları tek tek yüreğinde sakladı. İsa, ebeveynleriyle kalıyordu, sözlerinden çıkmazdı; hikmetle, ruhen ve bedenen gelişiyordu, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu. İyi tarladan bahsettik, ya da iyi topraktan. Binlerce yıldan bu yana Meryem’i ve onun doğurduğu mahsulü konuşuyoruz. Bir tarla var ki ekmek için iyi buğday verir, insan bir süreliğine onu yer ve onunla beslenerek yaşar. Tinsel felsefede, insan ekmekle ebediyen yaşayamayacağına göre; İsa’nın sağladığı yeni kurtuluş enerjisiyle umutlarımız tazelendi. Bu enerji hep Bakire olan Meryem’in iyi tarlasından koparılan yaşam üzümüdür, bu üzümden elde edilen mahsulle Tanrı'yla yeni Antlaşmayı imzaladık. Kutsal Kitap: ''Seni uluslara ışık yapacağım. Öyle ki, kurtarışım yeryüzünün dört bucağına ulaşsın'' (Yeşaya 49:6). 'Bütün ulusların gözü önünde kutsal kolunu sıvadı, dünyanın dört bucağı Tanrımızın kurtarışını görecek' (Yeşaya 52:10). Rabbin yolundan uzaklaşanların kendilerince mazeretleri var: bu dünyanın kaygıları ve sıkıntıları. İlahi savunmada, bu mazeretleri haklı birer neden olarak kabul etmeyecek. Şöyle ki birinci neden: seni özgür yaratmıştır, ikinci neden: seni yetenekli olarak dizayn etmiştir, üçüncü neden ise: tahammüllü kılmıştır. Binaenaleyh İncil diyor ki: ‘Herkesin karşılaştığı denenmelerden daha büyükleriyle karşılaşmadınız. Tanrı güvenilirdir, gücünüzü aşan biçimde denenmenize izin vermez. Dayanabilmeniz için denenmeyle birlikte çıkış yolunu da sağlayacaktır’ (I. Korintoslular 10:13). 15 Ağustos Meryem’in Anma günü üzerine inşa ettiğimiz bu veriler doğrultusunda ve diğerleriyle, konusunu işlediğimiz Allah'ın Kelamı'na isnatla, Kutsal Bakire'nin dua ve bereketlerinin üzerinize süzülsün; evlerinizi şenlendirsin, bölgemizin huzurunu çoğaltsın ve Ülkemizin esenliğini pekiştirsin. Rabbin inayeti ve himayesi sizinle birlikte olsun, âmin…

    « Tümü

Copyright ® 2014 Adıyaman Süryani Kadim Metropolitliği

Bu sitede kullanılan yazılı ya da görsel dökümanlar izinsiz kullanılamaz.

+90 (416) 213 36 73

Tüm yenilik ve gelişmelerimizden e-posta adresinizi bizimle paylaşarak ilk siz haberdar olabilirsiniz.