Tarih

  • Geçmişte Kalanlarla ilgili bir animasyon...
    İzlemek için tıklayın.
  • ARAMİ SÜRYANİLERDE MÜZİK KÜLTÜRÜ

     ARAMİ SÜRYANİLERDE MÜZİK KÜLTÜRÜ

    Mardin Metropoliti Hanna Dolapönü 1947 yılında yazmış olduğu Çiçek Demeti adlı ilahi kitabının ön sözünde Arami Süryanilerinin dünya müzik tarihinde en büyük müzik kültürüne sahip olduklarını belirtmiştir. Arami Süryanilerin M.Ö 1000 yılından itibaren derin bir müzik bilgilerinin olduğunu, binden fazla makamlarının bulunduğunu belirtmiştir. Arami Filozof Vefa, 2. yüzyılda Urfa Krallığında yaşayan Bardaysan oğlu Harmonius ve yine Urfalı müzik uzmanı Orfeos, 4. Yüzyılda Urfa’da yaşayan Süryani Azizi Mor Efrem bilinen ilk isimlerdir.

    Hanna Dolapönü Çiçek Demeti adlı eserinde; Mıtran Hanna, Urfalı İshak, Kurilola ve Yakup, Kınneşrinli Rabula ve Eftuniye Oğlu, Suruçlu Yakup, Boloşlu Balay, Kirişli Kukoyo Şemun, Malatyalı Sabuncuoğlu Sait, Diyarbakırlı İshak. Mifarkınlı Marutha, Tigritli Andreas ve Antun dbeth Raban, Şamlı Kuzma ve Yuhanna. Bailtenli Gevergi, Ferzemenli Yuhanna, Basibrinli Yeşaya, Madenli Barsavm, Hidilli Behnam, Kalunıklı Musa, Bethmanimli Şemun, Harput Metropoliti Yuhanna, Harput Metropoliti Cebrail, Harput Abunası Kas Boulus ve diğer birçok ismi vermiştir.

    Aramiler ve Süryaniler halk müziğine, daha sonra kilise müziğine ve halk oyunlarına birçok eserler vermişler, üretmişlerdir; bunlar günümüze kadar gelmiştir. Aramiler M.Ö 1200’den itibaren Anadolu’da Sivas, Kayseri, Niğde, Kırşehir, Nevşehir, Malatya, Elâzığ, Diyarbakır, Adıyaman, Urfa, Maraş, Antep, Adana, Mersin, Antakya, Mardin, Siirt, Bitlis; Suriye’de Hama, Humus, Halep, Şam, Tedmur olmak üzere yaklaşık 25 adet feodal krallıklar kurdu. Bu krallıkların bir kısmı M.S 300 yılına kadar devam etti. Hristiyanlıkla birlikte Süryani adını alan Aramiler, varlıklarını bu şehirlerde kurdukları patrikhane, metropolitlikler, manastırlar ve kiliselerle devam ettirdiler. Derin müzik kültürlerini kiliseye uyguladılar ve bütün dualarını bu makamlarla icra ettiler. Aziz Mor Efrem’in oluşturduğu ilahilerde 75 adet makamı kullandığı tespit edilmiştir. Arami krallıklarına ait taş kabartmalarındaki figürlerde, özellikle Antep’tekilerde flüt, lir, saz, gitar benzeri bir enstrüman, davul, def gibi enstrümanlar ve müzik enstantaneleri görülmektedir.

    Yaklaşık 3000 yıllık süre içerisinde oluşturulan halk oyunları ve halk ezgileri günümüze kadar gelmiştir. Oluşturulan kilise ilahileri büyük ölçüde kaybedilmesine rağmen, günümüzdeki sanat müziği ve halk müziğinin formu ve makamları sayısız dini eserde kullanılmaktadır. Günümüzde Süryani kilisesi; Rast, Uşak, Hicaz, Hüseyni, Sabâ, Hüzzam, Kürdi, Divan, İbrahimi, Elezber gibi makamları kullanmaktadır. Kerkük, Urfa, Elâzığ gibi tarihte Süryani şehirleri olan ve günümüzde hoyratlarıyla meşhur olan bu şehirlerdeki hoyrat formları Süryani kilisemizde tubdenler olarak icra edilmektedir. Türk sanat müziğimizdeki ve halk müziğimizdeki ezgilerin birkaç tanesi günümüzde aynı makamlarla ilahiler olarak icra edilmektedir.

    Günümüz Elâzığ kilisesinde sadece kendine ait olarak 160 tane Türkçe dilinde okunan ve bugün 80 tanesi aktif olarak icra edilen ilahilerimiz vardır. Türk sanat müziğinde günümüzde tespit edilmiş 590 adet makam olduğu düşünülürse yaklaşık 4000 sene önce 1000’den fazla makamı bulunan Aramilerin Mezopotamya kültüründe yazı dilleri ve konuşma dilleri gibi müzikte de temel bir kültür oluşturdukları anlaşılmaktadır. Hristiyanlıkla birlikte bu yazı dillerinin ve konuşma dillerinin etkinliğini kaybeden Süryaniler, müzik kültüründe de bu derin kültürü koruyamamışlardır.

    Önce bölgedeki Araplar ve daha sonra bölgeye gelen Türklerin kullanmış olduğu makamların temeli bu makamlardır. Süryaniler bu müzik kültürlerini 21. Yüzyıla kadar düğünlerinde, bayramlarında, isim günlerinde ve pazar günleri kiliseden sonra bir araya gelerek keman, cümbüş, ut, kanun, klarnet, çığırtma, def, darbuka gibi enstrümanlarla Türk sanat müziği, Türk halk müziği ve Kilise ilahilerini icra ederek geleneksel olarak günümüzde de devam ettirmektedirler. Bu konuda Urfa, Diyarbakır, Mardin ve özellikle Elâzığ daha belirgindir. Harput’taki bu derin müzik kültürü Elâzığ’daki Süryanilerin sanat müziğinde, halk müziğinde ve kilise müziğinde devam ederek günümüze kadar gelmiştir.

    Tarihsel süreç içerisinde Mezopotamya medeniyetinin temeli olan Süryanilerin bu müzik yeteneklerinin gelecek yıllarda da müzik eğitimi alarak insanlığa faydalı olmasını dileyerek ve Mezopotamya kültürü içinde Süryanilerin bu etkinliklerinin bilinmesinin, tarihsel bir bilgi olarak ortaya çıkarılmasının gerekliliğini hissederek bu makaleyi kaleme aldım.

    İshak Tanoğlu

    Eylül 2021

     

     

    KAYNAKÇA

    1. Çiçek Demeti, Metropolit Hanna Dolabani, 1947, Mardin, Hikmet Basım Evi

    2. Gaziantep, Nezih Başgelen, 1999, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, İstanbul

    3. Saçılmış İnciler, Patrik Afrem Barsavm, Çeviren: Zeki Demir, 2005, Resim Ofset, İstanbul

    4. Şanlıurfa Halk Müziği, A. Akbıyık, S. Turfan, S. Kürkçüoğlu, O. Güzelgöz, K. Dökmetaş,1999, Şanlıurfa Valiliği Kültür Yayınları, Ankara

    5. Harput Kilise Medihaları, İshak Tanoğlu, Sara Tanoğlu, 1999, Yayımlanmayan Eser, Elâzığ

    6. Kıddes Kitabı, Harput&Elazığ Kiliseleri, Hazırlayan: İshak Tanoğlu, 1999, Elazığ

    7. Anadolu Uygarlıkları, Ordinaryus Profesör Doktor Ekrem Akurgel, 2017, Phoenix Yayınevi, Ankara

    « Tümü

Copyright ® 2014 Adıyaman Süryani Kadim Metropolitliği

Bu sitede kullanılan yazılı ya da görsel dökümanlar izinsiz kullanılamaz.

+90 (416) 213 36 73

Tüm yenilik ve gelişmelerimizden e-posta adresinizi bizimle paylaşarak ilk siz haberdar olabilirsiniz.